Yüzünüz, boynunuz ve elleriniz; UV ışınları, makyaj, serbest radikaller, sigara, stres, hava değişimi, yanlış beslenme gibi dış etkenlerden en çok etkilenen bölgelerdir. Zamanla yüzünüzde siyah nokta, sivilce, yağlanma, kuruma ya da kırışıklık gibi sorunlar ortaya çıkar. Bunlar cildinizin sinsi ve en büyük düşmanıdır.
Devamını Okuyun »
Ne yazık ki birçok kadının büyük problemi olan akne, bazen son derece ısrarcı olabilir. Yıllar geçer, ergenlik geçer ancak sivilceler çıkmaya devam eder; sanki bir kader gibi… Dermatolog Dr. AyÅŸe Özboya: �Bir türlü bitmeyen akneler, umutsuzluÄŸa kapılmanıza, bazı yanlış davranışlar sergilemenize ya da yanlış inanışlar geliÅŸtirmenize neden olabilir.� diyor.
Devamını Okuyun »
İnsan yaşlandıkça deri üzerindeki kırışıklıklar, genetik ve çevresel faktörlerden etkilenerek artar. Hafif kırışıklıklar, 28-35 yaşları arasında, orta düzeydeki kırışıklıklar, 35-50 yaşlar arasında, şiddetli kırışıklıklar ise, 50-70 yaş arasında görülür. Şiddetli kırışıklıklarda, kılcal damar genişlemeleri ve kahve renkli lekeler de oluşur.
Kırışıklıkların en belirgin nedeni; genellikle aileden geçen, genetik kodlu yaşlanmadır. Örneğin; açık tenli kişilerde, kırışıklıklar erken yaşta meydana gelir.
Devamını Okuyun »
Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.
Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da baş gösteriyor.
Devamını Okuyun »
Cilt, 30’lu yaÅŸlara yaklaÅŸtıkça daha yoÄŸun bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Bu bakımı da ona cildin yapısına ve ihtiyaçlarına göre seçilmiÅŸ “maskeler” verebilir. Gençlik, kolajen ya da kil, acaba sizin maskeniz hangisi?
Cildiniz solgun mu görünüyor? Ya da kullandığınız ürünlerin çok etkili olmadığını mı düşünüyorsunuz? Bir de ince çizgiler var tabii. Ciltteki tüm bu sorunlardan kurtulmanın yolu, derin ve etkili bir temizlikten geçiyor. Vücudumuzu her türlü dış etkenlerden koruyan cildimiz için uzmanlar, onun ihtiyaçlarını karşılayan maskeler öneriyor. Cildin ihtiyaçlarına göre seçilen maskeler, haftada bir veya iki kez cildin durumuna göre uygulanıyor. Ancak maske uygulamadan önce iki soruyu cevaplamanız gerekiyor:
Devamını Okuyun »
Cilt tipi kadar cildin renginin de doğru bilinmesi gerekir. Öncelikle bilmeniz gereken cildin renginin pigment derecesine bağlı olduğudur.
Açık renk ciltler soluktan pembeye, bejden gül pembesine kadar değişir. Koyu cilt rengi ise buğdaydan esmere, açık kahverenginden siyaha kadar gider. Siyah aslında genel bir deyimdir ve beyazdakinden daha fazla tonu kapsar.
Devamını Okuyun »
Vücut yaÄŸları, yaÄŸlı cilde neden iyi geliyor? Gece kremleri 30 yaşından sonra neden mutlaka kullanılması gereken bakımlar arasına giriyor? Tonik, cilt için bir gereklilik mi, yoksa lüks mü? İşte bu soruların yanıtları ve cilde dair tüm ayrıntılar…
Genel olarak bakıldığında, dünyanın en iyi kremi bile cilt temizliği sırasında işlediğimiz günahları affedecek kudrete sahip değil. Bu yüzden temizlik sırasında en önemli nokta hiçbir şeyi yanlış yapmamak. Hassas ve kuru ciltlerin ihtiyacı olan temizlik ürünü sadece sütler ve kremlerdir. Önemli olan ürünlerin bileşiminde nem tutan (örneğin aloe vera) etkili içeriklerin bulunmasıdır. Sütlü emülsiyonlar ve köpükler özellikle normal ve yağlıcilt tipleri için idealdir. Çok yağlı ciltler ise jel ya da köpük temizleyicileri tercih etmelidirler. Aynı kural karma ciltler için de geçerli. Sabun kesinlikle yüz ve boyun bölgesinin temizliği için kullanılmamalı. Cildin üst katmanını çok fazla yağlandırdıkları için cildin koruyucu katmanı da bu yüzden zarar görebilir.
Devamını Okuyun »